Blog
Geçmişiniz Kaderiniz Olmak Zorunda Değil
Ailelerden bize yalnızca göz rengimiz değil, davranışlar da miras kalır. Geçmişimizi değiştiremeyiz ama geleceğimizi yönetmesine izin vermeyebiliriz: “Bana kadar böyle geldi. Ama benden sonra böyle gitmeyecek.”

Bir adam bana bir gün şöyle dedi:
“Hocam, ben sevgimi gösteremiyorum. Çünkü babam da bana hiç göstermedi.”
Bu cümleyi hayatım boyunca çok farklı insanlardan duydum.
“Bizim evde sarılmak yoktu.”
“Babam beni hiç öpmedi.”
“Annem güzel söz söylemezdi.”
“Biz sevgimizi belli etmezdik.”
Peki bir soru soralım: Size yapılmayanı siz de çocuklarınıza yapmazsanız bu zincir nerede kırılacak?
Davranışlar da miras kalır
Bazen ailelerden bize yalnızca göz rengimiz miras kalmaz. Davranışlar da miras kalır.
Öfke…
Suskunluk…
Korkular…
Sevgiyi gösterememek…
Hatta bazen aynı cümleleri bile kullanırız. Çocukken babamızdan duymaktan nefret ettiğimiz bir cümleyi yıllar sonra kendi çocuğumuza söylerken yakalarız kendimizi.
Bir anda dururuz. “Ben babam gibi konuşmaya başladım.” deriz.
İşte o an çok kıymetlidir. Çünkü fark etmek değişimin başlangıcıdır.
Sevgi de öğrenilen bir dildir
Geçmişimizi değiştiremeyiz. Ama geçmişimizin geleceğimizi yönetmesine izin vermeyebiliriz.
Babanız size sarılmadıysa siz çocuğunuza sarılabilirsiniz.
Anneniz sizi dinlemediyse siz kızınızı dinleyebilirsiniz.
Evinizde hiç “Seni seviyorum” denmediyse bu akşam ilk kez siz söyleyebilirsiniz.
Belki başta garip gelecek. Çünkü insan hiç öğrenmediği bir dili konuşurken zorlanır.
Ama sevgi de öğrenilen bir dildir.
İlk cümle zor olur. Sonrası gelir.
Anlamak, affetmenin kapısını aralar
Bazen insanlar anne babalarını suçlayarak yıllar geçiriyor. Onların da bir anne babası olduğunu unutuyoruz.
Belki babanız sevgisini gösteremedi çünkü ona da kimse göstermedi.
Belki anneniz sizi anlamadı çünkü onu da kimse dinlemedi.
Bu onları haklı çıkarmaz. Ama anlamamıza yardım eder. Ve anlamak bazen affetmenin kapısını aralar.
Zinciri kıran kişi
Hayatınızın geri kalanını size geçmişte yapılmayanların hesabını tutarak geçirmek zorunda değilsiniz.
Bir noktada insan şunu söylemeli:
“Bana kadar böyle geldi. Ama benden sonra böyle gitmeyecek.”
İşte gerçek değişim budur. Çünkü bazen bir ailede yüz yıldır devam eden bir davranışı değiştirecek kişi siz olabilirsiniz.
Çocuğunuza sarıldığınızda yalnızca ona sarılmazsınız. Belki içinizde yıllardır sarılmayı bekleyen o küçük çocuğa da sarılırsınız.
Ve bazen bir ailenin hikâyesi tek bir insanın farklı davranmaya karar vermesiyle değişir.